| ATATÜRK Hakkında Bilinmeyenler... | ||
|---|---|---|
1."ATA" LAFINI SEVMEZDİ 2.EN SEVDİĞİ YEMEK 3.EN BÜYÜK HAYALİ DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI |
![]() |
|
4.BAŞUCU KİTABI "ÇALIKUŞU"YDU 5.TAM BİR SALON ADAMI |
||
6.RUMELİ ŞİVESİ 7.HAZİN BİR HİKAYE 8.CUMHURBAŞKANLIĞINDAN SIKILIYORDU. |
![]() |
|
9.DÜZEN TAKINTISI VARDI 10.HOŞGÖRÜLÜ LİDER 11."BU NASIL HALKÇILIK?" |
||
12."LAİKLİK ADAM OLMAKTIR!" 13.YABANCI DİLE MERAKI 14.KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI 16.EN BAŞARILI DERS 17.YAĞCILARA GEÇİT YOK |
![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
YENİLSEYDİK SORUMLU BEN OLACAKTIM Bir aralık konu İstiklâl Savaşı'na geldi. Dikkat ettim, Binbaşılar dahil her komutanın hangi birliğe komuta ettiğini, nerede bulunduğunu, -bir gün önce olmuş gibi- hatırlıyordu. O savaş ki araç, gereç, personel kıtlığı bugün güç tasavvur edilirdi. Tümenlere binbaşılar, Kolordulara yarbaylar komuta ediyordu! Fakat, bu kadro canını dişine takmış bir ekipti. Var olmak ya da olmamak bu savaşın sonucuna bağlıydı. 30 Ağustos bu ruh haletinin eseriydi. Böyle bir dramı, hem yazarı, hem baş aktörünün ağzından dinlemek müstesna bir mutluluktu. O anılar Ata'yı coşturdukça coşturuyordu. Anlatmalarında abartma yoktu. Ama bu anlatış öylesine canlı, öylesine plastikti ki, hepimiz heyecandan heyecana sürükleniyorduk. Anlatışlarını şöyle bağladı: Bu alçakgönüllülük şaheseriyle konunun kapanacağını tahmin ediyorduk. Bu arada Atatürk bir duraklama yaptı. Sonra içine dönük, adeta kendisiyle konuşur gibi ilave etti: Bu belagat karşısında gözyaşımı tutamadım. Tarihin, zaferleri kendine maleden, yenilgileri ise maiyetine yükleyen sahte kahramanlarını hatırladım. |
||
Ord. Prof. Sadi IRMAK |
||
MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK Fevzi Paşa çok iyi yetişmiş bir asker olmasından başka çok dürüst ve başarılı bir kumandandı. Osmanlı İmparatorluğu'nun son hükümetinde harbiye nazırı olmuştu. Bu mevkide iken Kuva-yı milliyecilerin İstanbul'da bulunan birçok silah ve mermi depolarını basarak silahları Anadolu'ya kaçırmalarına göz yummuştu. 23 Nisan 1920'de TBMM'nin ilk defa açılmasından ancak 4 gün sonra Ankara'ya gelmiş ve kurulan ilk hükümette Milli Müdafaa Bakanlığı verilmişti. Atatürk, Mareşal Fevzi Çakmak'a ayrı bir hürmet beslerdi Mareşal içki içmez, beş vakit namazında, çok dürüst ve faziletli bir kişi idi. Atatürk ve Mareşal seyahatlerinde hiç harcırah (yolluk) almamışlardır. Mareşal'e yolluk teklif edilince, "Biz oraya askeri araçlarla teftişe gittik. Orduevinde yedik içtik, yattık kalktık. Görev yapıp döndük. Ne harcırahı" der ve yollukları daima orduya kalırdı. Bu nedenlerle Atatürk'ün Mareşal'e çok değişik bir hürmeti ve saygısı vardı. Paşa'nın yemekte olacağı zaman, kesin olarak masaya içki konulmaz, sadece limonata içilirdi. |
||
Muzaffer Kılıç, Halil Nuri Yurdakul |
||