Nar Çiçeği’mizin ilk sayısının sizlerle buluşmasının heyecanını yaşıyoruz. Nar Çiçeğimiz, bizim hayalimizi süslüyordu. Bir gün, bu hayali gerçekleştirebilir miyiz? Sorusunu sormaya cesaretini gösterdik. Ruhumuzu kasıp kavuran bin bir tereddüt ve korkularla bu yolda ilk adımımızı attık. Yola çıkmıştık ya gerisi bir şekilde gelir diyorduk, demesine ama söylediklerimize kendimiz bile inanamıyordu.
Nar Çiçeği’nde, Öğrencilerimizin :’Bizde bir işin altına imza atabiliyoruz. Bizde başarabiliyoruz.’ Zevkini ve mutluluğunu tatmalarını yegâna amacımız olarak belirledik.
Öğrencilerimizin birçoğuna başarının zevkini ve mutluluğunu tatmak nasip olmamış. Öğrencilerimizin kendilerine olan güven duygularının geliştirilmesi için gerekli olan ortamların
|
 |
hazırlanmasının biz öğretmenlere düştüğü düşüncesi, çalışmalarımıza yön verdi.
Nar Çiçeği’mizin, ilk sayısı olması ve serde tecrübesizliğin bulunması hasebiyle, birçok eksikliklerimiz var. Bu eksiklikler için, şimdiden bizleri aff buyurmanızı rica ediyoruz.
Öğrencilerimizin her birinde işlenmeyi bekleyen cevherlerin olması bizleri şaşırtmadı değil. Nar Çiçeği işlenmeyi bekleyen bu nadide cevherlerden bir demet sunmanın mutluluğunu yaşamaktadır.
Bu dergiyi okuyan herkesin ruh dünyasından bir şeyler bulacağına inanıyoruz.
Hayat yolunda, sürekli bir şeylerden yakınırız. Biz öğretmenlerin yakındıklarının listesi, hazırlanacak olsa; bu listede neler neler kendine yer bulmaz ki: Devletin bizlere sunmuş olduğu imkânlar, öğrencilerin seviyelerinin istediğimiz gibi olmaması, ailelerin bilinçsizliği, çevre şartları… Bu liste uzar gider. Hayatta, hiçbir şeyin istediğimiz gibi olmayacağını göz ardı ederiz etmesine de; niçin burada olduğumuzu unuturuz. Biz geleceğimiz olan çocuklarımızdaki cevheri işlemek için buradayızdır. Geriye dönüp bakma cesaretini gösterdiğimizde ise; bizim atölyemizden çıkan öğrencilerimize istediğimiz şekli veremediğimizi anlarız. Bu ürünler üzerinde yapmış olduğumuz hataları, servisi çağırıp tamir ettirme olanağımız yoktur. Ülkemizin, milletimizin ve devletimizin geleceği olan bu çocukların da ya hizmete ihtiyacı varsa. Bizlerden, hesap sormak hakları olsa gerek. Hesap sorma haklarını, toplumun hastalıklı fertleri olarak, topluma kök söktürerek kullamamaları için hep beraber gayret göstermeliyiz.
Bu çalışmada bizden maddi ve manevi desteğini esirgemeyen Okul Müdürümüz Hüseyin KAYGISIZ’a ve derginin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkürü bir borç biliyoruz. |