KOCAKÖY ENSTANTENELERİB

TELEVİZYONDAKİ ADAMLAR

       Elinizdeki bu kitabı hazırlayan kişi anlatıyor:
“1979 yılında, akü ile çalışan siyah-beyaz bir televizyonumuz vardı. Bu cihazın bir de portatif filtre camı vardı. Bir gün ben evde televizyonun temizliğini yapıyordum. Filtre camını sökmüş siliyordum. Bu esnada, komşumuz Merhume Abide Nine geldi. Abid Nine, o zamanlar seksen yaşlarında, saf, mütevazı ve kendi halinde bir ninemizdi. Televizyonun camını elimde görünce, şaşırdı, ne yaptığımı sordu. Ben de biraz takılmak için, “Abide Ana, bizim TV’nin kapağı açılmış, içindeki adamların hepsi kaçmış, kaybolmuş” dedim.

Abide Nine biraz durduktan sonra kayboldu. Nereye gittiğini de merak etmedim. Neden sonra kan ter içinde çıka geldi, “oğlum” dedi, “bizim eve gittim, her tarafı aradım, yatakların içine, yüklüklere, ahırlara, samanlığa, hamur içine, odunluğa hatta çırpıların altına bile baktım, televizyonunuzun içindeki adamlar bizim eve gitmemiş, haberin olsun; onları başka yerde arayın” dedi.”

(H.E.Müdürü Naci AKDEMİR’in  Kocaköy’ü tanıtan kitabından alıntıdır.)

YIKANMIŞ
Su sıkıntısı çekilen köylerimizin birinde, iki köylü konuşuyordu. Biri diğerine sordu:
—Son yıllarda hiç yıkanabildin mi bari?
—Sorma, geçenlerde bir sabah uyandığımda çiy düşmüştü. Harmanlığa koştum ki ne göreyim, çimler ıpıslak! Hemen soyundum, ıslak çimlere bir uzandım, bir o yana, bir bu yana iyice ağnadım. Her tarafımı ıslattım. Tertemiz oldum!
—Be mübarek, su köpeğimisin, ırmak kıyısındaki kurbağa mısın nesin böyle!

(H.E.Müdürü Naci AKDEMİR’in  Kocaköy’ü tanıtan kitabından alıntıdır.)

BU NİMET BENİ ÇARPSIN Kİ...

Elektriğin Kocaköy’e yeni verildiği günlerde (1983 baharı), Belediye görevlileri ile o sıralarda yüz yaşlarında bulunan Merhum Raife Teyze arasında, elektrik hattının geçeceği yer konusunda tartışma çıkmış. Zamanın Belediye elektrik işçilerinden olan Mahmut oğlu Hüseyin Kılıç, Raife Teyzeyi ikna etmek için dil döküyormuş. Teyzenin inanması için yemin yoluna da başvurmayı ihmâl etmeyen Hüseyin, orada bulunan tezeğe el basarak “bu nimet beni çarpsın ki doğru söylüyorum” diyerek Raife Teyzeyi inandırmış!..

(H.E.Müdürü Naci AKDEMİR’in  Kocaköy’ü tanıtan kitabından alıntıdır.)