KOCAKÖY ENSTANTENELERİB |
||||||
TELEVİZYONDAKİ ADAMLAR Elinizdeki bu kitabı hazırlayan kişi anlatıyor: |
![]() |
|||||
Abide Nine biraz durduktan sonra kayboldu. Nereye gittiğini de merak etmedim. Neden sonra kan ter içinde çıka geldi, “oğlum” dedi, “bizim eve gittim, her tarafı aradım, yatakların içine, yüklüklere, ahırlara, samanlığa, hamur içine, odunluğa hatta çırpıların altına bile baktım, televizyonunuzun içindeki adamlar bizim eve gitmemiş, haberin olsun; onları başka yerde arayın” dedi.” (H.E.Müdürü Naci AKDEMİR’in Kocaköy’ü tanıtan kitabından alıntıdır.) |
||||||
![]() |
YIKANMIŞSu sıkıntısı çekilen köylerimizin birinde, iki köylü konuşuyordu. Biri diğerine sordu:
|
|||||
BU NİMET BENİ ÇARPSIN Kİ...Elektriğin Kocaköy’e yeni verildiği günlerde (1983 baharı), Belediye görevlileri ile o sıralarda yüz yaşlarında bulunan Merhum Raife Teyze arasında, elektrik hattının geçeceği yer konusunda tartışma çıkmış. Zamanın Belediye elektrik işçilerinden olan Mahmut oğlu Hüseyin Kılıç, Raife Teyzeyi ikna etmek için dil döküyormuş. Teyzenin inanması için yemin yoluna da başvurmayı ihmâl etmeyen Hüseyin, orada bulunan tezeğe el basarak “bu nimet beni çarpsın ki doğru söylüyorum” diyerek Raife Teyzeyi inandırmış!.. (H.E.Müdürü Naci AKDEMİR’in Kocaköy’ü tanıtan kitabından alıntıdır.) |
![]() |
|||||