USTA KALEMLER

                                                NEREDEN NEREYE
Kocaköy İlköğretim Okulu, ilçemizin en eski, en büyük ve en kalabalık okuludur. Okulumuz, Kocaköy’ün eğitim ve öğretim hizmetlerinde de en büyük paya sahiptir.
Kocaköy İlköğretim Okulunun eski bir öğrencisi ve eski bir yöneticisi olarak burada bir derginin yayımlanacağı haberini alınca, o kadar sevindim ki, hissettiklerimi burada anlatmam imkânsızdır.
Bizim gibi artık yaşını başını almış insanlar, hayat gibi, eğitim gibi, öğretim gibi süreçleri anlatmaya başlayınca, umumiyetle şöyle bir iç çektikten sonra, “nereden nereye” diye söze başlarlar. Eh, ben de öyle yapayım, “neredeeen nereye” diyeyim.

1968 yılında, biz 1. sınıfta iken, okulumuz iki ayrı binada faaliyet gösteren üç derslikli bir okuldu.

Dersliklerden ikisi, şimdiki ana binanın hemen bitişiğinde, günümüzde lojman olarak kullanılan binadaydı. Tek derslik ise, şimdiki belediye binasının bitişiğindeki halıcılık atölyesinin yerinde idi. Biz o zamanlar birincisine “Aşağı Okul”, diğerine ise “Yukarı Okul” diyorduk.
O zamanlar, Aşağı Okul Kocaköy’ün 1 km kadar, yukarı okul ise 500 m. kadar dışında idi. Her ikisinde de su yoktu. Su ihtiyacımızı gideremiyorduk. Sonradan, Mahmut Turan Amca’nın şimdiki evinin bulunduğu yere bir su borusu çekildi. Fakat bu borudan da su akmazdı. Çok susadığımız durumlarda ise, bitişikteki sağlık ocağına ya da yakınlardaki evlere koşardık. Sağlık ocağında, su içmekten ziyade azar işitir dönerdik.
Okulumuzda helâ da yoktu. Tuvalete gitme ihtiyacımızı öğretmenlerimize “öğretmenim, ben dereye…” eksiltili cümlesi ile ifade ederdik. Öğretmenlerimiz hâlden anlar, okulun alt taraflarındaki kayalıklarda bulunan izbelere koşmamıza izin verirlerdi.
Okul, o zamanlar saç sobalarla ısıtılırdı. Yakacağı da öğrenciler tedarik ederdi. Soğuk aylarda, her öğrencinin elinde bir iki odunla birlikte okula gelmesi âdettendi. Okula odun getirmeyen öğrenci içeri alınmaz, geri gönderilirdi.
O zamanlar Kokulupınar, Çakmaklı, Sevik, Hacıreşit gibi uzak yerleşim yerlerinden öğrenciler yaz kış demeden okula yayan gelir giderdi (biz ağabeyimle Sevik’ten gelirdik).
Eskiden elektrik bulunmadığı için (Kocaköy’de ilk elektrik ampulü, 12 Mart 1983’te yanmıştır) ders programları, günün aydınlık saatlerine göre ayarlanırdı. Ders zili yerine öğretmenlerimiz düdük çalarlardı.
Okulda iki öğretmen vardı. Bunlar, köyde tuttukları toprak evlerde kalırdı Kocaköy, o zamanlar Lice’ye bağlı bir köydü).
O şartlarda okuyan öğrencilerden şimdi devlet hizmetlerinin çeşitli kademelerinde görev yapan insan sayısı o kadar olumsuzluğa rağmen, yirmi otuz kişi civarındadır.
Sonra ne oldu? 1978 yılında, şimdiki bina faaliyete geçti. Okul hızla gelişti. Okuldan mezun olup kamu hizmetlerinde görev alan hemşerilerimizin sayısı hızla arttı. Sayısız memur, öğretmen, mühendis, avukat… yetişti. Bu sayede, ilçenin kültür ve eğitim seviyesi yükseldi.
Ya şimdi? Şimdi, 18 tahsisli dersliğinde (gerektiğinde derslik sayısı 25’e kadar çıkarılabilmektedir) hizmet veren; içinde 30–40 öğretmenin görev yaptığı; spor sahası, çok amaçlı salonu, bilgisayar laboratuarı, lojmanları, kütüphanesi… bulunan okulumuz; günün şartlarına göre içinde bulunduğu sıkıntılara rağmen, faaliyetine yeterlilikle devam etmektedir. Okul, artık müstakbel profesörler, diplomatlar, yöneticiler… yetiştirmeye aday bir okuldur. Şu son zamanlarda ise eğitim ve öğretim hizmetine bir çeşni daha katmak istemekte, elektronik ortamda bir okul dergisi çıkarmaya hazırlanmaktadır.

Bize gurur ve kıvanç veren bu teşebbüslerinden dolayı, okul dergisinde emeği geçen bütün arkadaşlarımı takdir ve tebrik eder, bana şu satırları yazma şerefini bahşettikleri için de ayrıca hepsine şükranlarımı sunarım.
           

Naci AKDEMİR
Kocaköy H.E.M Müdürü